Değerli Ortaklarımız,

2019 yılı, hem küresel hem bölgesel hem de ülkemiz açısından sürpriz gelişmelerin yaşandığı, belirsizlik ve gerilimlerin etkisini bir kez daha fazlasıyla hissettirdiği bir yıl olmuştur. Jeopolitik riskler gündemden hiç düşmezken, küresel resesyon senaryoları ve ekonomilerdeki “senkronize yavaşlama” olasılığının otoritelerce sık sık dile getirilmesi ekonomi yönetimlerini tedirgin etmiştir. Uluslararası ticaret ve iktisadi ilişkilerde yaşanan darboğazlara ek olarak iklim felaketleri, göç dalgaları ve yükselen protestolar kırılganlığı daha da artırmıştır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Tekfen Grubu, kurumsal yapılanma, dijital dönüşüm ve yatırım seferberliğine hız kesmeden devam ettiği, ticari ve finansal başarılarının da bu hızlı gelişime ayak uydurduğu bir yılı geride bırakmıştır. Grup Şirketlerimizin öncelikle bölgesel ayak izini büyütme ve global birer oyuncu olma hedefleri doğrultusunda attığı somut adımlar, bizim için ticari başarıların da önüne geçen ve geleceğe çok daha iyimser bakmamızı sağlayan gelişmeler olmuştur.

Taahhüt Grubumuzun faaliyetleri nedeniyle Tekfen, 40 yılı aşkın bir süredir yurtdışında projeler yöneten, uluslararası çalışma deneyimine sahip ve ülkemizi dünyada başarıyla temsil eden bir oyuncudur. Ancak günümüzde artan rekabetin yanı sıra son derece değişken koşullar, sürdürülebilir bir başarı için bizi hem daha esnek ve çevik bir iş modeline sahip olmaya, hem sürekli inovasyon ve yeniliklere odaklanmaya, hem de oyun alanımızı sürekli genişletmeye yöneltmektedir. 2019, bu dönüşüm süreci için tespit ettiğimiz önceliklerin hayata geçirilmesi adına verimli bir yıl olmuştur.

Değerli Ortaklarımız,

Varlığımızın devamı ve sürdürülebilir başarımız için vazgeçilmez olan kurumsal yönetim modelimizin belirlenmesine yönelik olarak geçtiğimiz sene başlattığımız çalışmalar 2019 yılında tamamlanmış ve hemen ardından Tekfen Holding’in 10 yıllık bir perspektifte izleyeceği strateji ile bu stratejinin gerektirdiği iş modelini kurumsal yapımıza entegre etmeye yönelik adımların atılmasına başlanmıştır.

Bir yandan kendi iç yapılanmamıza yoğun mesai harcarken, Grup Şirketlerimizin yeni pazarlara açılma ve bölgesel ayak izlerini artırma çabaları 2019’un en öncelikli konuları arasında yer almıştır. Özellikle müteahhitlik sektöründe tüm dünyada yaşanan darboğazı aşmak ve büyük projelerin ertelendiği bir konjonktürde azalan iş miktarımızı yeniden artırmak için adeta bir seferberlik içinde yürüttüğümüz çalışmalar neticelerini vermeye başlamıştır. Uzun bir süredir ayrı kaldığımız Rusya pazarına 2019’da yeniden, iddialı bir boru hattı projesiyle girmenin heyecanını yaşıyoruz. Diğer taraftan müteahhitlik alanında sahip olduğumuz deneyim ve yeteneklerimizi en üst seviyede sergileme fırsatı bulduğumuz açık deniz platform imalat işinde de, Hazar Denizi’ndeki 6’ncı platformun inşasına başladık. Bu konudaki uzmanlığımızı, Doğu Akdeniz başta olmak üzere, dünyanın başka bölgelerine de taşımak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Çelik donanım ve yapı imalatı konusunda faaliyet gösteren şirketlerimizden Tekfen İmalat’ın İngiltere ve Fransa’da iki rafineri için aldığı siparişler, ulaşabileceğimiz pazarların sınırlarını ve bu alandaki yeterliliğimizin seviyesini göstermesi açısından memnuniyet vericidir. Benzer şekilde Katar’da yapımına devam ettiğimiz Al Thumama Stadyumu’nun dev çatı iskeletini Ceyhan’daki çelik imalat fabrikamızda üretmiş olmamız, uzmanlığımızı dünyanın başka köşelerine taşımak için artık sınırların bir engel teşkil etmediğinin en güzel ispatıdır.

En önemli büyüme potansiyeline sahip alanlardan biri olarak gördüğümüz mühendislik hizmetlerindeki hızlı büyümemiz 2019 yılı boyunca devam etmiştir. Tekfen Mühendislik, 500 kişiyi aşan kadrosuyla sadece teknik yeterlilik açısından değil, hizmet çeşitliliği ve kapasite bakımından da artık dünyanın belli başlı mühendislik şirketleriyle rekabet edebilecek düzeye gelmiştir. Tekfen adını taşıyan bir mühendislik şirketinin, dünyanın en uzun açıklıklı asma köprüsü olan Çanakkale 1915 Köprüsü’nün müşavirlik ve kontrollük hizmetlerini vermesi, bu konuda ufkumuzu ne kadar geniş tutabileceğimizi gösteren ve hepimizi haklı olarak gururlandıran bir konudur.

Geçtiğimiz faaliyet dönemi, global oyuncu olma yönünde hızlı adımlarla ilerleyen Toros Tarım ve Tekfen Tarım açısından da heyecan verici gelişmelere sahne olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda yurtdışına yaptığı gübre ihracatıyla sektör birincisi olan Toros Tarım, 2019 yılında ihracat başarılarına ek olarak ilk yurtdışı yatırımını da gerçekleştirmiş ve ürünlerini hem Avrupa pazarına hem de önemli bir tarım ülkesi olan Romanya’ya ulaştırmakta önemli bir rol üstlenecek olan Agriport şirketini satın almıştır. Romanya’daki bu yatırıma ek olarak Ukrayna’da da bir ofis açan Toros Tarım, 2019 yılında Arjantin’den Hindistan’a uzanan geniş bir coğrafyada, 15 ülkeye toplam üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini ihraç etmiştir.

Ürünlerini 31 farklı ülkeye gönderen Tekfen Tarım ise, bayrağımızı dünyanın dört bir yanına başarıyla taşımakta ve portföyüne her geçen gün yeni ülkeler ekleyerek pazarını büyütmektedir. Gerek Toros Tarım gerekse Tekfen Tarım altında kurduğumuz gelişmiş ArGe Merkezlerimizin ise, halen devam eden onlarca proje ile önümüzdeki yıllarda Grubumuza ve Türk tarımına ciddi katma değer sağlayacağına inanıyorum.

İnsanlığın geleceği adına en kritik alanlardan biri olan tarıma özel bir önem atfediyor ve doğru ürün ve çözümlerle sektöre hizmet etmeyi, ticari bir faaliyetin ötesinde bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu nedenle, ülkemiz topraklarının fakir olduğu organik maddelerle desteklenmesini sağlayacak olan organik ve organomineral gübreler, öncelikli yatırım alanlarımızdan birini oluşturmaktadır. Bu ürünleri kendi bünyemizde üretmek için 2019 yılında Toros Tarım olarak çoğunluk hisselerini satın aldığımız Gönen Enerji, hızla hayata geçirilen yatırımlar sayesinde bugün Türkiye’nin alanındaki örnek tesislerinden biri haline gelmiş durumdadır. Kapasite olarak daha büyük ikinci bir üretim tesisini ise Konya, Meram’da kurarak, organik ve organomineral gübre pazarının da en önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz.

2019’un bizi heyecanlandıran gelişmelerinden bir diğeri ise, petrokimya şirketi SOCAR Polymer’in yüzde 10’unu satın alarak, yaklaşık 25 yıldır iş yaptığımız Azerbaycan’daki varlığımızı bu kez yatırımcı kimliğimizle perçinlememiz olmuştur. Günümüzde hızlı nüfus artışı, kentleşme, teknolojik ilerleme ve iklim değişikliği gibi her türlü gelişmenin yarattığı büyük değişim, iş dünyasını da sürekli olarak iş yapma şekillerini, organizasyonunu ve hedeflerini yeniden gözden geçirmek zorunda bırakmaktadır. Değişim, her zamankinden daha hızlı gerçekleşmekte, diğer taraftan şirketlerin bu değişime ayak uydururken çevreye, topluma, çalışanlarına ve tüm paydaşlarına karşı daha sorumlu bir şekilde hareket etmesi beklenmektedir.

Bugüne kadar faaliyet gösterdiği tüm alanlarda istikrarlı ve sorumlu bir şekilde hareket etmeyi şiar edinmiş bir Grup olarak, bu dönüşümde de ön sıralarda yer almayı ve köklü değerlerimizi evrensel sürdürülebilirlik ilkeleriyle bütünleştirerek bir model oluşturmayı arzuluyoruz. Bu konuda geliştirdiğimiz sürdürülebilirlik stratejisinin bir anlamda manifestosu olan ve çevresel etki, doğal kaynak kullanımı, iş etiği, dijitalleşme, iş sağlığı ve güvenliği ve kurumsal sorumluluk gibi alanlardaki performansımızı şeffaf bir şekilde paylaşmak üzere hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu 2019 yılında kamuoyu ile paylaşmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.

Bize heyecan verici hedefler sunan sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde, geçmişten gelen değerlerimizi ve bilgi birikimimizi teknolojinin nimetleri ile harmanlayarak Grubumuzu daha büyük hedeflere taşımak, en temel önceliğimizdir. Bu yolda en büyük teminatımız olan değerli çalışanlarımıza ve bize verdikleri destek nedeniyle tüm paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Murat Gigin
Yönetim Kurulu Başkanı