YÖNETİM KURULU BAŞKANI MESAJI

Değerli Ortaklarımız,

Dünyanın, ülkemizin ve iş hayatının sert rüzgârlara maruz kaldığı bir yılı geride bırakmış bulunuyoruz. Bu rüzgârlar 2018 yılında hem küresel boyuttaki siyasi gerginlikler, hem de ciddi boyutlara ulaşan ekonomik dalgalanmalarla kendini hissettirmiştir. Yıl boyunca gündeme damgasını vuran ticaret savaşları, Brexit açmazı, artan politik belirsizlikler ve gelişmiş ülkelerin parasal sıkılaşma programlarını uygulamaya başlaması, 2017’deki göreceli iyileşmenin ardından yerini yeniden risk algısının arttığı bir sürece bırakmıştır.

2018 yılının belirsizliklerle dolu dalgalı gündemi, birçok açıdan kritik bir konumda bulunan ülkemizi de derinden etkilerken, yıl boyunca iş dünyasını anlık değişen bir gündemle karşı karşıya bırakmıştır. Netliğin kaybolduğu, belirsizliğin ise “yeni normal” kabul edildiği bu ortamın kısa zamanda değişmeyeceği açıktır. Böylesine kaygan bir zeminde ayakta kalabilmek için kurumsal çeviklik ve değişime ayak uydurma becerisi, her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır.

Bu noktada büyük bir gurur ve mutlulukla belirtmek isterim ki Tekfen, 2018 yılında sadece zorlukların üstesinden gelmekle kalmamış, aynı zamanda gerek mali açıdan gerekse kurumsal hedeflerine ulaşma açısından çok önemli adımlar atmıştır. Ana iş kollarımızın çoğunda ciro ve kârlılık açısından hedeflerin üzerine çıkılarak, tarihi başarılar elde edilmiştir. 2018 yılında TANAP Boru Hattı ve Star Rafinerisi gibi büyük çaplı projeleri başarıyla tamamlayan Tekfen İnşaat, yıl sonu itibarıyla kalan iş portföyünü 2,75 milyar ABD doları seviyesinde tutmayı başarmıştır. Bugüne kadar dünyanın 20 farklı ülkesinde ve 10 farklı saat diliminde iş yapan Taahhüt Grubumuz, bu geniş coğrafyayı daha da geliştirmek, portföyüne yeni ülkeler ve yeni müşteriler eklemek ve iş alanlarını yeni faaliyetlerle zenginleştirmek hususunda son derece arzulu bir gayret içindedir. Aynı büyüme tutkusunu, Taahhüt Grubumuzun diğer üyelerinde de görmekten mutluluk duyuyoruz. 2018 yılında yeni ofisine geçen Tekfen Mühendislik bir ciddi bir büyeme süreci yaşarken, Tekfen İmalat da pazardaki konumunu yeni bağlantılar, yeni pazarlar ve yenilikçi ürünlerle pekiştirmektedir.

Toros Tarım, döviz hareketliliğinden kaynaklanan maliyet artışlarına ve daralan pazara rağmen, iç pazardaki güçlükleri ihracat yoluyla aşmayı başarmıştır. Son yıllarda tedarik zincirinden üretime, depolamadan dağıtım ağına kadar uzanan çok paydaşlı iş süreçlerini daha yalın, çalışanlar açısından daha güvenli ve sürdürülebilir kılma yönünde önemli adımlar atan Toros Tarım, 2018 yılında Uluslararası Gübre Birliği’nin “Protect & Sustain” ödülüne Türkiye’de ilk layık görülen firma olarak hepimize haklı bir gurur yaşatmıştır.

2018’in ilk günlerinde Türkiye’nin en büyük meyve üretici ve ihracatçılarından biri olan Alanar Meyve ve kardeş şirketi Alara Fidan’ı Tekfen Tarım bünyesine katarak, tarımsal üretim alanında bize yakışan iddialı bir hamle yaptık. Yatırım kararı aldığımız yeni bahçe ve elleçleme tesisleri ile sektöründe liderliğini perçinlemeye hazırlanan Alanar, 20 ülkeye yaptığı satışla önceki yıllarda olduğu gibi 2018 yılında yılında da ihracat ödülü alarak bu alandaki gücünü kanıtlamıştır.

Teknoloji ve inovasyonu tüm faaliyetlerimizin merkezine konumlandırarak, Tekfen’in genlerinde yer alan bu özellikleri güncel bir yaklaşım ve yeni bir ruhla yeniden canlandırmayı arzuluyoruz. Bizi teknolojide farklılaştıracak ana unsurlardan biri olan Ar-Ge’yi, tüm iş kollarımızın faaliyetlerine yön verecek şekilde güçlü yapılarla destekliyoruz. Toros Tarım’ın Mersin İşletmesi’nde açtığımız, belki de Türkiye’nin tarımsal sanayi alanındaki en gelişmiş olanaklarına sahip Ar-Ge Merkezi’nin ardından 2018 yılı itibarıyla faaliyetlerini artık Tekfen Tarım bünyesinde sürdüren Agripark Tekno Tarım merkezimizi de 2018 yılında moleküler ıslah ve bitkisel üretim alanında bir Ar-Ge üssüne dönüştürdük. Her iki merkezde yapılan çalışmalarla Türk tarım sektörünün ihtiyacı olan yeniliklere öncülük etmeyi, sektördeki köklü liderlik rolümüzün bir gereği sayıyoruz.

Faaliyet gösterdiğimiz alanlarda bizi daha kaliteli ve verimli kılacak, bize rekabet üstünlüğü ve sürdürülebilirlik yolunda katma değer kazandıracak yaratıcı girişimleri, dünyanın neresinde olursa olsun yakın takibe alan ve uygun aşamaya geldiklerinde onlara kucak açan girişim sermayesi kuruluşumuz Tekfen Ventures, 2018 yılı itibarıyla yatırım yaptığı şirketlerin sayısını 7’ye yükseltmiş bulunuyor. Bu genç girişimlerin heyecan verici buluş ve yeniliklerinin Tekfen’in 62 yıllık deneyimiyle birleşmesinden ortaya çıkacak muhteşem sinerjinin ilk örneklerini görmekten büyük haz duyuyoruz.

Bazen zorluklar, doğru bir yaklaşımla fırsata dönüştürülebilir. Türkiye’de 2018 yılında durma noktasına gelen gayrimenkul sektörünün olumsuz etkilerine maruz kalan Gayrimenkul Grubumuz, 20 yılı aşkın deneyimini yurtdışında değerlendirmek amacıyla Almanya’da bir renovasyon projesi alarak krizi fırsata dönüştürmeyi başarmıştır. Söz konusu atılımın gelecekte bize yeni kapılar açacağından emin olarak, bu girişimci ruhu her alanda ve her zaman muhafaza etmeyi ilke ediniyoruz.

2018 yılında ticari faaliyetlerimizde elde ettiğimiz başarılı sonuçların ötesinde, insan kaynaklarımızı, iş yapış süreçlerimizi ve kurumsal yapımızı pekiştirip geliştirme yolunda kat ettiğimiz mesafeler bizi hem mutlu etmekte, hem de daha fazlası için cesaretlendirmektedir.

Artık yeni nesiller, kurumları bilançolarından ziyade değerlerini hayata geçirme performansları ve topluma verdikleriyle değerlendirmektedir. Bu nedenle kurucu ortaklarımızdan devraldığımız sorumlu vatandaşlık görevlerini hakkıyla ve üzerine koyarak geliştirmeyi temel hedeflerimizden biri sayıyoruz. Tekfen Filarmoni’nin yıldan yıla zenginleşen faaliyetleri ve Tekfen Vakfı burslarına ek olarak, geçen sene Darüşşafaka Cemiyeti ile hem spor hem de eğitim alanında gelişen işbirliğimiz, 2018’in gururla hatırlayacağımız bir başka gelişmesi olarak hafızalarımızdaki yerini almış bulunuyor. Bu birlikteliğin, ülkemizin ortak değerlere sahip iki örnek kuruluşu arasındaki manevi bir buluşma olarak, daha uzun yıllar devam etmesini temenni ediyoruz.

Her zaman en değerli varlığımız olarak gördüğümüz insan kaynaklarımız, 2018’deki odak noktalarımızdan bir diğeriydi. Bir çalışanın daha verimli, üretken ve yaratıcı olmasının, her şeyden önce onun işindeki mutluluğuyla mümkün olabileceği gerçeğinden hareketle, Tekfen mensuplarının gerek eğitim ve kariyer olanakları, gerekse işyerlerindeki sağlık ve güvenliği açısından desteklenmesi yolunda önemli adımlar attık. Grup Şirketlerimizde “Akademi” ana başlığı altında oluşturduğumuz eğitim programları ile çalışanlarımızın sadece uzmanlıklarıyla ilgili yetkinliklerini değil, yöneticilik becerilerini de artırmayı hedefliyoruz.

Faaliyetlerimizi doğa ve insana saygı çerçevesinde, çevre üzerindeki etkilerini en aza indirerek ve sürdürülebilir iş süreçleri dahilinde yürütmek, her zaman olduğu gibi 2018 yılında da önceliğimiz olmuştur. Çevreye karşı sorumluluklarımızın bilinciyle 2017 yılında dahil olduğumuz CDP (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği Programı ile 2018’de katıldığımız Su Güvenliği Programı’nın her ikisinde de “B” bandında değerlendirilerek, kayda değer bir başarıya imza atmış bulunuyoruz. Ülkemizde İklim Değişikliği Programı’nda sadece üç şirket A bandında yer alırken, Su Güvenliği Programı’nda A bandında değerlendiren bir şirket bulunmaması, her iki programa da yeni dahil olan Tekfen Holding’in kısa sürede kat ettiği mesafeyi göstermektedir. Yine 2018 itibarıyla imzaladığımız Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, Tekfen olarak sürdürülebilirlik konusunda atacağımız sonraki adımlar açısından büyük öneme haizdir.

Başarılı bir yılın ardından, bizi bekleyen belirsizlik ve güçlüklere rağmen, 2019’u da umutla ve pozitif beklentilerle karşıladık. Başladığımız değişim ve büyüme yolculuğunda, bugüne kadar attığımız adımları yeni yılda da sürdürerek, gelişmelerin bir parçası olmaya devam edeceğiz. Siyaset ve ekonominin çalkantıları arasında sınır tanımayan zihinler, tüm insanlığın faydalanabileceği başlıklarda hemen her gün uzay biliminden tarıma, sağlıktan malzeme bilimine kadar baş döndürücü gelişmelere imza atıyorlar. Yapay zekâ, robotics, endüstri 4.0, sanal gerçeklik, nanoteknoloji, genetik mühendisliği gibi alanlarda yaşanan muazzam gelişmeler, bize bu büyük değişimin dışında kalamayacağımızı hatırlatan engin ufuklar sunuyor.

Yapay zekânın artık gündelik hayatımıza girdiği bu yeni dönemde, başlatmış olduğumuz dijital dönüşüme hız kesmeden yeni dönemde de devam edeceğiz. Teknolojinin bize sunduğu nimetleri bilgi birikimimiz ve geçmiş deneyimlerimizle harmanlayarak, kurucularımızdan miras aldığımız değerler ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda Tekfen’i daha ileriye taşımak birincil önceliğimiz olacak.

Geleceğe yönelik bu yolculuğumuzda en büyük güvencemiz, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da bizden desteklerini esirgemeyeceğine inandığım paydaşlarımız olacak. Kendilerine, bize gösterdikleri bu teveccüh için şahsım, Yönetim Kurulumuz adına teşekkürü borç biliyorum.

Murat Gigin
Yönetim Kurulu Başkanı