CEO MESAJI

Değerli Ortaklarımız,

Küresel çapta belirsizliklerin, ekonomik toparlanma sürecinde ortaya çıkan duraksamaların ve özellikle iş yaptığımız coğrafyanın sosyal, ekonomik ve siyasi konjonktüründe yaşanan çalkantıların damgasını vurduğu 2015 yılı, hepimize günümüz dünyasında koşulların ne kadar değişken olabileceğini ve şirketlerin iş yapma modellerini, organizasyonlarını bu çerçevede yeniden gözden geçirmelerinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Dünyada köklü bir paradigma değişikliği yaşanmakta ve yepyeni mega eğilimler ortaya çıkmaktadır. Dijitalleşme ve “Nesnelerin İnterneti” gerçeği, insanoğlunu bambaşka bir hayata yöneltmektedir.

Önlenemeyen ve hızlı nüfus artışı ile kentleşme olgusu, asırlardır bildiğimiz bazı meslek ve iş alanlarının yok oluşuna, bazılarının ise doğuşuna tanıklık edecektir. Kısa süre içinde işgücüne katılacak olan “Z Kuşağı”, bizlerden çok farklı bir hayat sürecek, çok farklı ihtiyaç ve tercihleri olacaktır.

Öte yandan Paris COP21’de benimsenen küresel hedefler, tüm dünyada iş yapış biçimlerinin sadece değişen ekonomik şartlar nedeniyle değil, çevresel duyarlılık yönüyle de temelden sorgulandığı yeni bir döneme girildiğini ilan etmiştir. İnsanlık adına karşı karşıya olduğumuz gerçekler, bize yarınımızı inşa etmek için artık eski alışkanlık ve ezberlerin kalıbından çıkmamız ve yeni hedefler doğrultusunda ortak bir zeminde buluşmamız gerektiğini söylemektedir. İş süreçleri, global düzeyde sürdürülebilirlik esasına göre yeniden tanımlanmakta, kurumlar kendilerini bu yeni düzene adapte etmenin yollarını aramaktadır.

Tekfen olarak, bu dönüşümün doğal bir parçası olduğumuzun idraki içindeyiz. 60. yaşımızı kutladığımız bugünlerde, yeni bir atılım döneminin başlangıcını ilan ediyoruz. Geleceğimizi tasarlarken en önemli önceliklerimizden bir tanesi, “Değişim Yönetimi” olacaktır.

Kuruluşundan bu yana Tekfen Grubu, “Bildiğin işi en iyi şekilde yap” felsefesi ışığında ve istikrarlı büyümeyi esas alan bir anlayışla yönetilmiş ve Taahhüt, Tarımsal Sanayi ve Gayrimenkul gibi ana alanlara odaklanarak faaliyetlerini sürdürmüştür.

“Yeni Normal”in tanımlanmaya çalışıldığı son yıllarda daha da hızla değişmeye başlayan dünya şartları paralelinde, ana iş alanlarımızı çeşitlendirmek ve mevcut alanlarımızı da genişletmek konusunda stratejik bir karar almış bulunuyoruz. Kurucu ortaklarımızın 60 yıl önceki şevk ve enerjisi ile hareket ederek, girişim heyecanımızı ve inovasyon iştahımızı artırarak, kârlılık eksenli bir büyüme modeline eskisinden daha fazla odaklanacağız.

Bu değişimi yönetirken, kurumsal değerlerimiz her zamanki gibi bize ışık tutan en büyük gücümüz olacaktır. Ancak kurumsal kültürümüz içinde değişimin ve atılımın önünde engel teşkil edebilecek alışkanlıklarımız varsa, bunları da yeniden gözden geçirmeyi ve böylece kurumsal çevikliğimizi de artırmayı hedeflemekteyiz.

Bu hedeflere yönelirken, halihazırda sahip olduğumuz yetkin ve yüksek kaliteli insan kaynağımızı ve kurumsal entellektüel sermaye birikimimizi, bünyemize yeni katacağımız taze kanla destekleyecek, böylece organizasyon yapımızı daha da güçlendireceğiz. Bununla eş zamanlı olarak, çalışanlarımızın verimliliğini ve performansını en üst düzeye taşıyacak bir ortamı yaratacak ve artan performansın artan şekilde ödüllendirilmesini sağlayacak bir yönetim anlayışını benimseyeceğiz. Bunu başardığımız taktirde Tekfen Grup Şirketleri’nin, çalışanlarının en mutlu olduğu bir şirket yapısına kavuşmuş olacağına inanıyorum.

Bu çerçevede, öncelikle tüm dünyada saygın bir isme sahip olan Tekfen Taahhüt Grubu olarak; mühendislik altyapımızı öne çıkaran yeni yapılanma ve büyüme modelleriyle EPC (Mühendislik-Tedarik-İnşaat) yetkinliğimizi artırmak ve bu sayede daha kompleks sanayi projelerinde anahtar teslimi çözümlerle daha fazla yer almak; Afrika’dan Hazar’a, Akdeniz’den Uzakdoğu’ya uzanan bir coğrafyada etkinliğimizi artırmak ve dünyadaki durağanlığa rağmen halen yüzde 3-4 oranında bir büyüme sergileyen Türkiye pazarındaki fırsatları yakından takip etmek, öncelikli hedeflerimiz arasında bulunmaktadır. Mevcut iş planlarımızın yanında, yukarıda ifade ettiğimiz yeni dönemin koşul ve ihtiyaçları paralelinde, hızlı şehirleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan “akıllı” şehircilik altyapı yatırımları gibi yepyeni alanlar da ilgi ve takibimizde olacaktır.

Türkiye’de tarımın gerçeklerini en iyi bilen kuruluşlardan biri olan Tekfen Tarımsal Sanayi Grubu (Toros Tarım) için, pazardaki gücümüzü kullanarak tarımsal üretimdeki fırsatları değerlendireceğimiz ve Türkiye’de sağlıklı girdi ile yüksek verimliliğin ön planda olduğu “iyi tarım” konusunda öncülük edecek örnek girişimler, varlığımızla değer katacağımızı düşündüğümüz potansiyel iş alanlarını oluşturmaktadır.

Gayrimenkul konusunda bugüne kadar temkinli adımlarla büyüyen, ama yüksek standartlara sahip ve fark yaratan projelerle kendini kanıtlayan Tekfen Gayrimenkul Grubu olarak, mevcut arazi stokumuzu en iyi şekilde değerlendirerek daha büyük ölçekli projelere imza atmak, Tekfen’in gelecek projeksiyonlarında yer alan bir husustur.

Benzer şekilde, halihazırda tüm operasyonlarımız içinde önemli bir kâr merkezi oluşturan terminalcilik faaliyetlerimizi yeni yatırımlar yoluyla büyütmek ve hem Doğu Akdeniz, hem de Karadeniz’de ideal noktalarda bulunan terminallerimizi geliştirerek büyük potansiyel oluşturan bu alandan daha fazla pay almak, önceliklerimiz arasında bulunmaktadır.

Eko-ekonomi, Tekfen Grubu’nun gelecekte yer almasını arzu ettiğimiz bir başka alandır. Yeraltı sularının çevreye ve çiftçiye yararlı bir şekilde değerlendirilmesi, geri dönüşüm, jeotermal kaynaklar ve güneş enerjisi gibi başlıklar sadece ticari olarak değil, ortak geleceğimiz açısından da büyüme planlarımız arasında görmeyi istediğimiz yatırım alanlarıdır. Kurucu Onursal Başkanımız Nihat Gökyiğit’in “Mükemmeli arıyorsak, doğaya bakmalıyız” sözü doğrultusunda, Tekfen Grubu’nun sürdürülebilir bir geleceğin yapıcıları arasında olmasını hem anlamlı, hem de değerli buluyoruz.

Türkiye’nin üç saygıdeğer şahsiyeti olan Feyyaz Berker, Nihat Gökyiğit ve Necati Akçağlılar tarafından 60 yıl önce sarsılmaz etik değerler üzerine inşa edilmiş olan Tekfen Grubu için bu değerlerin korunması ve sürdürülmesi, diğer tüm tasarı, plan ve önceliklerin üzerinde yer almaktadır. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinin layık görüldüğü 7 Mayıs 2015 tarihi itibariyle devraldığım en önemli varlık, Tekfen’in itibarıdır. Üstlendiğim bu büyük sorumluluk çerçevesinde en önemli önceliğim ise, Tekfen’i Tekfen yapan etik değerleri korumak ve sürdürmek olacaktır.

Tekfen’i yukarıdaki hedef ve ilkeler doğrultusunda ileri taşırken, bu yönde verecekleri destek için ortaklarımız ve büyük Tekfen ailesinin mensupları başta olmak üzere, tüm paydaşlarımıza şimdiden teşekkürü borç bilir, saygılarımı sunarım.

Murat Gigin
Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Aza