CEO MESAJI

Değerli Ortaklarımız,

2016 yılı, dünyada ve ülkemizde yaşanan birçok kritik gelişmenin yanı sıra Tekfen’in 60’ıncı yılı olması nedeniyle de şirketimiz açısından özel bir yıl olmuştur.

Geleceğini her zaman çalışkanlık, dürüstlük, başarma azmi ve etik değerler üzerine inşa eden Tekfen’in kurulduğu günlerdeki mütevazı şartları ve boyutu düşünüldüğünde, 60 yıl içerisinde ulaştığı nokta hepimiz için gurur vesilesidir. Tekfen, ilk günden bu yana Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı, sayısız altyapı projesiyle ülkenin imarına destek vermeyi, her biri kendi alanında sektör lideri olan sanayi yatırımlarıyla istihdam sağlamayı, yurtdışında üstlendiği projelerle Türk müteahhitlik sektörünün yurtdışına açılmasına öncülük etmeyi ve ülkemizin fiziki altyapısı kadar, entelektüel ve sivil altyapısının gelişiminde de rol oynamayı bir görev addetmiştir. Kararlılık ve istikrar Tekfen’in her dönemde vazgeçilmezleri olmuş ve “en iyi bildiğin işi en iyi şekilde yap” şiarı Grubumuzu her zaman ileri taşımıştır. Tekfen, değişen şartlara her zaman kendini uydurmayı bilmiş ve ileriyi öngörerek, temkinli ama kararlı adımlarla büyümeyi tercih etmiştir.

Ancak 2016 yılında yaşanan olaylar, günümüz dünyasında siyasi, ekonomik ve sosyal konjonktürün ne kadar hızlı değişebileceğini somut olarak gözler önüne sermiştir. Küreselleşme süreci ile birlikte bilginin, teknolojinin, mal ve hizmetlerin, sermaye ve fikirlerin akışının hızlanması nasıl ki ekonomik canlanma, büyüme ve pazar açısından yeni fırsatlar yaratmaktaysa; finansal piyasaların, ekonomilerin ve ticaretin birbirine daha fazla entegre olması da doğal olarak ülke ve şirketlerin dünyadaki değişimlerden giderek daha fazla etkilenir hale gelmesine neden olmaktadır. Nitekim bu kaygan zemin, istikrar ve risk gibi kavramların yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Günümüzde bu riskleri yönetmek için ülkelerin ekonomi otoritelerine büyük iş düşmektedir. Ülkelerin, geri dönüşsüz bir süreç olan küreselleşmenin gereklerini yerine getirme konusundaki başarıları, uluslararası rekabet, ekonomik büyüme, gelir seviyesini artırma ve gelişme yönünde ilerlemeleri de beraberinde getirecektir. Bu durum, daha küçük ölçekte günümüz şirket ve işletmeleri için de geçerlidir. Artık şirketlerin, sürdürülebilir büyümeyi yakalamak için dünyadaki hızlı değişimin bir parçası olmak dışında bir seçenekleri bulunmamaktadır. Özellikle uluslararası ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin dünyadaki değişen trendleri yakından takip ederek yeni ekonomiyi anlamaları ve iş modellerini şartlara göre sürekli güncellemeleri bir zorunluluk halini almıştır. Tüm bunları yapmak ise hiç kuşkusuz yeniliğe direnç göstermeyen ve değişime açık, esnek ve hızlı refleks veren bir zihniyet yapısını gerektirmektedir.

Tekfen olarak yeni hedeflerimizi koyarken sadece ciro, iş hacmi ve kârlılık hedeflerini değil, bu zihniyet değişikliğini de şirketimize entegre etmeyi öncelik alıyoruz. Bizlere emanet edilmiş olan, tecrübe ve uzmanlık birikimi ve marka itibarıyla yoğrulmuş entelektüel sermayemizi günün koşullarına uyum sağlayarak sürdürülebilir ve kârlı bir büyümeye dönüştürmek, Tekfen Grubu’nun yeni dönemdeki temel hedefini oluşturmaktadır.

2016 yılı, getirdiği tüm zorluklara rağmen, yeni yol haritamızda önemli adımlar attığımız bir yıl olmuştur. Yönetimsel açıdan, Grup Şirketlerimiz genelinde daha verimli ve yeni atılımlara yönelik güçlü ve dinamik bir yapının oluşturulması amacıyla, öncelikle Tekfen Holding’in yönetim organizasyonu gözden geçirilerek Taahhüt Grubu, Tarımsal Sanayi Grubu ve Gayrimenkul Grubu Başkan Yardımcılıklarına atamalar gerçekleştirilmiş, ayrıca biri İş Geliştirme ve Yatırımlardan, diğeri Mali İşlerden Sorumlu olacak şekilde iki yeni Başkan Yardımcılığı oluşturulmuştur. Grup Şirketlerinin Yönetim Kurullarına da yeni atamalar yapılmış ve şirketlerin idari kadrolarına yeni katılımlar olmuştur. Ek olarak, kurumsallaşma ve sürdürülebilir yönetim yapısı çerçevesinde önemi giderek artan Sürdürülebilirlik, Risk Yönetimi, İş Sağlığı ve Güvenliği, Uyum ve İnsan Kaynakları alanlarında Holding düzeyinde faaliyet göstermek üzere Koordinatörlükler oluşturulmuş ve gerekli atamalar gerçekleştirilmiştir.

Ana faaliyet konularımızı geliştirme yönünde gerek taahhüt, gerekse tarımsal sanayi ve gayrimenkul alanlarında yeni hedefler belirlenmiş ve bu hedeflere uygun stratejik planların oluşturulması yönünde yıl boyunca çalışmalar sürdürülmüştür. Uluslararası müteahhitlik alanında portföyümüze kattığımız projelerle 2016 yılında aktif iş portföyümüz 1,7 milyar ABD dolarından 3,67 milyar ABD dolarına yükselirken, mühendislik becerilerimizi geliştirme kararlılığımız doğrultusunda atılımlara devam edilmiştir.

Tarımsal sanayide organik ve inorganik büyüme için organomineral gübre, moleküler biyoteknoloji, tohum ıslahı, sözleşmeli tarım üretimi ve tarım ilaçları gibi geniş bir yelpazede gelişim fırsatları değerlendirilmiştir. Toros Tarım’ın gelirleri içinde önemli bir yere sahip olan limancılık faaliyetlerini geliştirmek ve yeni adıyla Torosport Ceyhan Terminalimizin sahip olduğu potansiyeli daha iyi değerlendirmek amacıyla, mevcut platformların güçlendirilmesi ve kapasitesinin yükseltilmesi amacıyla yeni yatırım planı oluşturulmuş ve projenin etüt çalışmalarına başlanmıştır. Gayrimenkul alanında ise, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında büyük çaplı projelerle büyüyerek, marka görünürlüğümüzü artırmayı ve Gayrimenkul Grubu’nun toplam ciro içindeki payını yükseltmeyi hedeflemekteyiz.

Tekfen’i yeni kuşak ve teknolojilerle yakınlaştırmak, ana hedeflerimiz arasında önemli bir yer tutmaktadır. İnovatif girişimlere sermaye desteği sağlayarak, bu hedefe ulaşmamızı kolaylaştırmasını beklediğimiz Tekfen Ventures kurumsal yatırım şirketimizin 2016 yılında kuruluşu tamamlanmış ve New York ofisi faaliyete geçmiştir.

Günümüz dünyasında büyümeyi sürdürülebilir kılmanın şirketler açısından en temel şartları doğru algılama, çabuk tepki verme ve hızlı karar alabilme yeteneklerini geliştirmek kadar, gelecek planlarını da doğru temeller üzerine inşa etmektir. Bu temelin anahtar kelimeleri ise çevreye ve topluma saygı, teknolojik gelişim ve çalışan mutluluğudur. Çalışanları arasında aidiyet ve şirketini sahiplenme olgusunun üst düzeyde olduğu Tekfen’de, bu duygunun yeni kuşaklara da doğru bir şekilde aktarılmasına hayati önem atfediyoruz. Amacımız, Tekfen Grubu’nun 5 yıl içinde gençlerin çalışmayı en çok arzu ettiği ilk 5 şirket, 10 yıl içinde ise Türkiye’de marka değeri en yüksek 10 şirketin arasına girmesidir. Bu hedeflere ulaşmamız halinde, ticari başarıların da birlikte geleceğine inanıyor ve gelecek planlarımızı sadece rakamlar değil, aynı zamanda beşeri değerler üzerine inşa ediyoruz.

Tekfen’de ailemizin birer ferdi olarak gördüğümüz insan varlığımızla, etik değerlere bağlılığımızla, ülkemize ve toplumumuza katkılarımızla, çevreye saygımız ve adım adım kazanılmış itibarımızla 60. yılımıza ulaşmanın bir yandan gurur ve mutluluğunu yaşarken, bir yandan da bulunduğumuz konumu yarın için asla yeterli görmüyoruz. Çünkü biliyoruz ki biz daha ileri gidersek, ülkemizi ve milletimizi de daha ileriye taşımaya katkıda bulunacağız.

Tekfen Grubu’nun daha uzun yıllar ve nesiller boyunca hissedarlarına, çalışanlarına, paydaşlarına ve Türk ekonomisine katkılar sağlayacağı ve değer yaratacağı inancıyla, yeni bir faaliyet yılında çıtayı daha da yükselttiğimiz yeni bir yarışa başlıyoruz.

Yolumuz açık olsun.

Murat Gigin
Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Aza